İllüzyonlar

Kayda Düşenler Google

(2006 yılında yayınlanmış konular, tarih sırası ile) Cuma İncileri 2005 İndiriliş ve Yükseliş Vahiy bir indiriliş sürecidir. Allah’ın kelimeleri önemli ve güçlü bir meleğe yüklenerek insana doğru, dünyaya … Ağustos 2006 “Evvel sen de yücelerden uçardın Şimdi enginlere indin mi, gönül Derya, deniz, dağ, taş demez …” Ağustos 2006 Toprağı nasıl görürüm? O’nun ayetlerindendir Sen [...]

İndiriliş ve Yükseliş Google

Vahiy bir indiriliş sürecidir. Allah’ın kelimeleri önemli ve güçlü bir meleğe yüklenerek insana doğru, dünyaya indirilmiş. Necm suresinin ilk 12 ayetinde vahiy süreci anlatılıyor. 1. ven-necmi izâ hevâ Batan yıldıza and olsun ki, 2. mâ dalle sâhibukum vemâ gavâ arkadaşınız sapmamış ve azmamıştır. 3. vemâ yentiqu ‘anil-hevâ O, keyfinden konuşmaz, 4. in huve illâ vahyun [...]

“Evvel sen de yücelerden uçardın” Google

Evvel sen de yücelerden uçardın Şimdi enginlere indin mi, gönül Derya, deniz, dağ, taş demez geçerdin Karada menzilin aldın mı, gönül Yaşamak umut etmekle birebir alâkalı bir şey. İçimize kodlanmış fıtrî bir bilgi gibi olmalı ki bu, bebek elleri sıkı sıkı kavrıyor oyuncakları, ya da ağzına götürüyor bulduğu tatlı tatsız ne varsa, herşeyi… Çoğu kez [...]

Toprağı nasıl görürüm? Google

41:39 vemin âyâtihî O’nun ayetlerindendir enneke terel-arda hâşi’aten Sen toprağı boynu bükük görürsün feizâ enzelnâ ‘aleyhel-mâe onun üzerine su indirdiğimiz zaman (i)htezzet verebet titrer ve büyür. Şüphesiz ona can veren, elbette ölülere de hayat verir. Gerçekten O, her şeye kadirdir. Birkaç yönlü anlamlar sezinliyor insan, bu kerîm âyetten… Öncelikle Cenab-ı Hak’kın ölüleri nasıl dirilteceği insanın [...]

Ekinler ve ekinciler Google

Fetih suresinin son ayeti, o kadar yoğun anlamlar içeriyor ki, her cümlesi ayrı bir konu. Bu kez dikkatlerimize, o ayetin bir parçası olan bir benzetmeyi getirmek istiyorum. Müminlerin İncil’de geçen tasvirleri: 48:29 kezer’in ekine benzer ahrace şat-ehû filizlerini çıkarmış feâzerahû sonra kuvvetlendirmiştir festaglezâ sonra kalınlaşmış festevâ âlâ sûqihî sonra gövdesi üzerine dikilmiş yu’cibuz-zurrâ’a ekincilerin hoşuna [...]

y